Şöyle bir durup bakıyorum geriye, yağmurda yürüdüğümüz lila rengi akşamüstleri eski bir şarkı gönderiyorlar kulağıma. Hiç aşık olmadım derken, içimden bir ses, birini unuttun, diyor. Ben değil o beni unuttu, diyorum. Küçük bir çocuktu, oyunlarımız vardı. Şimdi büyüdü ve büyük oyunları oynuyor artık ve hep çocuk kalmamı istediği halde beni sevgisiz bırakıyor… Unutmaman lazım ama, diyor ses. Ben küçük bir kızım unuturum, diyorum. Susuyor.
Gözlerimi kapatıp, parmak uçlarımda yeni bir aşkı hissettiğimde, büyümüş çocuğum beni geri istiyor. Ama ben de büyüyorum artık. Büyük aşklar yaşıyorum hem de büyük oyunları oynamadan. Tam da parmak uçlarımda. Çok geç . . .
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder