Sevgili Cin,
Bir suskunluktur gidiyor biliyorum. Uzun sürdü, bir miktar daha sürecek, hissediyorum. Çünkü yazan, olayları elinde tutan, yönlendiren, şekillendirendir fakat ben bir süredir beni yazmalarına izin veriyorum. Bunun da bir bedeli var ki o da, susmak. Bu not, gazabına uğramamak için. Merak etme yeniden başladığımda bunun "yeniden" olması için herşey :)
Çekmece'nin Cini der ki...
- Başak,
- Çekmeceyi üstüme kilitleyip gitti bir gün. Aniden. Kendisi de beni hapsedeceğini ve lanetimin onu takip edeceğini bilmiyordu. O beni çekmeceye, ben de onu geçmişine hapsettim. Zaman, geçmişden geleceğe doğru akıp, bir yandan zenginleştirip diğer yandan sadeleştirirken O da çekmecesini temizleyip düzenlemeliydi.Unutmasının ve/veya ihmalinin acısını çekti, çektiği acı onu büyütmedi. Nihayetinde farketti ki herşeyin sebebi benim. Ben Çekmece Cini' yim. Bana geri geldi..
4 Nisan 2011 Pazartesi
Uzun zamandır paylaşmak isteyip de fırsat bulamadığım bir şarkı aşağıdaki... Kim olduğunu bilmeden gidip, bu sahnedeki Björk mü yahu dediğim bir jazz ikilisi (hatta dörtlüsü). Aşağıda paylaştığım şarkı, Ankara Jazz Festivalinin kapanış konserindeki ilk şarkılarıydı. Sahneden en uzak sıralarda olmama rağmen,sesindeki büyü rüzgarı beni sarıp sarmaladı...Fazla diyecek bir şey yok sanırım... Sadece gözlerinizi kapatın ve dinleyin.
Maria João & Mário Laginha
PARROTS AND LIONS
your will is focused on me
the sounds of your eloquence
are like bubbles
of perfumed soap
swift and merciless
are your fingers on me
copying with precision
the movements of a frantic cartoon
oh! Invincible you
oh! Invincible you
i am like a parrot
without vocabulary
can a parrot
face a lion
your will is focused on me
the sounds of your eloquence
are like bubbles
of perfumed soap
swift and merciless
are your fingers on me
copying with precision
the movements of a frantic cartoon
oh! Invincible you
oh! Invincible you
i am like a parrot
without vocabulary
can a parrot
face a lion
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)